23 Takipçi | 7 Takip
Diğer İçeriklerim (241)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (23)
23 08 2006

Terörle Mücadele Konusu



27 yıl süren terör mücadelesinde ordumuzun bütün gayretiyle çalıştığına şahit gerekmez, binlerce şehit bunu göstermektedir.

Ortada 29 yıldır süren ve 80.000 insanın ölmesine, tarafların 1,5 trilyon $ para harcamasına sebep olan bir olay var. Bu hiç değişmeden aynen devam ediyorsa, 27 yıldır askeri tedbirlerle halledilememişse, bu devam etsin denilemez. 27 yıl önce PKK nin gücü ve militan sayısı ne ise şimdi de aynı. Bir azalma görülmüyor.

Bazı hususları rakamlarla belirtmek isterim:

     * PKK terör örgütü 1978 yılında kuruldu yani 31 yıldır var ve 27 yıldır Türk Ordusu ile çarpışıyor 
     * 1984 yılından bu yana ülke sınırları içerisinde 55 bin 453 terör eylemi gerçekleşti, 44 bin 628 vatandaşımız hayatını kaybetti. 8.000 askerimiz şehit oldu.
     * 1984 yılından bu zamana. kadar 140 bin 207 PKK’lı yakalandı. Öldürülen PKK'lı sayısı ise 30 bin.
     * Yaralanan asker sayısı 11 bin 722,
     * PKK terörü başladığından yani 1984 yılından bugüne 16 hükümet görev yaptı. 9 Başbakan oldu. Bir o kadar da Genel Kurmay Başkanı.. Ama hiçbiri terörü bitiremedi.
  

Kurtuluş Savaşındaki şehitlerimizin adedinin 104.342 olduğu nazara alınırsa meydana gelen zayiatın önemi anlaşılır.  


PKK nın militanları
o günden bu güne 20.000-25.000 arasında değişiyor. 27 yılda 30.000 teröristin öldürüldüğü 140.000 kadarı da yakalanıp hapse atıldığı halde militan sayısında bir değişiklik yok. Yani arkadan geliyor.. Militan bulmakta sıkıntı çekmiyorlar.  Bu da terör örgütünü destekleyen bir kitlenin varlığını gösteriyor.


Bir diğer önemli husus
; Türk Silahlı Kuvvetleri’nin vurucu gücü ve hareket kabiliyeti, Personel, teçhizat ve teknik imkanları, mekanize birlik ve hava gücü ile dünya ordularının ilk sıralarında olduğu; yeterinden fazla tecrübeli, eğitimli subay ve Kurmay ekibinin bulunduğu da nazara alınırsa; 27 yıldır, her türlü yüksek askeri eğitim, tecrübeli kurmaylardan, ciddi ve motorlu ikmal lojistiğinden yoksun dağ ekiplerinin yok edilemediğini anlamak oldukça zordur.  Buna bu güne kadar verilen (gerilla, alan hakimiyeti vs) cevapları sorunun cevabı değildir. "terörizme karşı savaşın stratejilerini” Kurmayların tespit etmesi ve tatbik etmeleri gerekiyordu. Bu yapılmadı demiyorum ama, 27 yıl sonra alınan sonuç 50.000 sivil ve askerin hayatına mal olmuş, 800 milyar $ devlet imkanının harcanmasını gerektirmiştir. Bu aynı zamanda bölgedeki halkın zararları dışında her bir PKK teröristinin TC’ne maliyeti 30.000 $ demektir.

Sorun askeri yöntemle 27 yıldır halledilemiyor, başladığı yerde aynen duruyorsa Bunun siyaseten halledilmesi ne ordunun ne de vatandaşın görevidir, Devletin görevidir. Hükümetin, Meclisin görevidir. Bu görev için çare arayanlara hain, ABD işbirlikçisi vs demenin akılla, mantıkla, ortada cesametiyle duran Terör sorununu çözmekle ilgisi yoktur. Hatta denebilir ki, buna karşı çıkmak, “bu böyle devam etsin” demek, yapılanı acımasızca tenkit edip, kendilerine göre çözümü ortaya koymayanlar, yaptıkları ithamların hedefidirler.

27 yılda 30.000 PKK lı öldürülmüş. Yani ayda 90 PKK militanı öldürülmüş. Eğer arkadan hiçbir militan gelmese dahi, mevcudu bitirmek için her ay  100 militanı öldürseniz 250 ay  gerekir. Bu da 21 yıl eder. Yani PKK yı bitirmek için bu millet bir 30-40 yıl daha beklemek ve bir 800 milyar dolar daha ödemek zorunda mı ?  

HALA ASKERİ ÇÖZÜMLER NETİCE GETİRECEK,  PKK'yı BİTİRECEK DİYE BEKLEYENLERİN BUNLARI DÜŞÜNMELERİNİ DİLİYORUM. 


Minber Gazetesinin Mustafa Kemal ile yaptığı ve 19 Kasım 1918'de yayımlanan röportajdaki şu görüşler askeri bakımdan kuvvetin asıl kuvvet olmadığını açıkça belirtmektedir: 

“En kuvvetli olmak tabirinden kastım, yalnızca silah olarak kuvvetli olmak anlaşılmamalı. Aksine, asker olmama rağmen diyebilirim ki, silah kuvveti, kuvvetler değerlendirmesini meydana getiren unsurların sonuncusudur. Benim kastettiğim; manen, ilmen, fennen, ahlâken kuvvetli olmaktır. Çünkü bu saydığım hususlardan mahrum olan bir milletin bütün fertlerinin en son silahlarla donanmış olduğunu kabul etsek bile, kuvvetli olduğunu kabul etmek doğru olmaz
.” 

Allah aklımızı, birbirimizi kötülemek, hakaret etmek, tenkit etmek için vermemiş; çare üretmek, birbirine yardımcı olmak, cemiyetimizi ilim ve fende geliştirmek için vermiştir. Boğuşanlar fikir üretemez, birbirinin gücünü azaltır o kadar. 

Selamlar. 


From: liberal-izmirliler@googlegroups.com [mailto:liberal-izmirliler@googlegroups.com] 
Sunday, August 23, 2009 8:39 AM
To: liberal-izmirliler@googlegroups.com
Subject: {liberal-izmirliler.66906} Re:

 Hain ve alçakların esas gayesi, kahramanlığı ile namlı Türk Ordusu'nu, yıllar süren terör mücadelesinde, nihayet aciz ve de yenik gösterebilmek olduğuna göre, bu duruma (geçenlerde bu sayfalarda bile; TSK terör karşısında kazanamayacağını anladı, diye, bir Amerikalının ağzından yazılıyordu) kimlerin hizmetleri ve  nasıl gelindiğini aşağıda geçen, bize gizli bir tanığın ifadeleri ile anlaşılmaktadır; ve tabii bu durumun, kimlere ve nasıl yarayacağı da. Fakat gün gelip, bu ihanetler ortaya çıktığında, bu büyük vebalin nasıl ödeceneceginin de düşünülüp, bilinmesi gerekmez miydi...!? 

72
0
0
Yorum Yaz