20 07 2005

ALİ GÜRBÜZ - Bir İsimsiz Kahraman

   Ali Gürbüz “ İsimsiz Kahramanlardan ”Çoğunuz bu ismi hatırlamıyacaksınız.. Zira O, bir İsimsiz Kahramandı. İsimsiz Kahramanlar herkes tarafından tanınmazlar. O’nlar ülkenin, davanın, hizmetin ana temellerini kanlarıyla, canlarıyla, mallarıyla örerken; üstte yükselen kitabede başkalarının adları yazılır, başkalarının isimleri okunur.. İsimsiz Kahramanlar; şan-şeref için, para-mülk için, makam-mevki için çalışmazlar. Gayeleri; Rıza-i Bari, menfaat-i millet,  nizam-ı alemdir.  Ali GÜRBÜZ de böyle idi. O’nu parası ve malı olanlar arasında göremezsiniz.. Makam ve mevkii hiçbir zaman olmadı.. İsmi duyulsun için çalışmadı. İhlası esas aldı.    1963-64-65 yıllarında çıkardığımız İHLAS-UHUVVET-ZÜLFİKAR ile ÇİÇEK ve KİTAP DÜNYASI Dergilerinde Ankara ve İzmir’de beraber  olduk. O’nu bir cesaret abidesi, fedakarlık numunesi ve ihlas kahramanı olarak hatırlıyorum.Dünyada hayal ettiklerini gerçekleştiremedi. SELAM Gazetesi günlük olarak çıkamadı, SEBAT Bayilik bütün yurda hizmet veremedi, hazırladığı kitaplardan ancak birkaç tanesini yayınlayabildi. Dünyada görmek istediği nizamı göremedi ama arkasında fedakar bir eş, kendisine layık evlatlar ve samimi dostlar bırakarak fani aleme veda etti.Bizi üzen, vefasızlık örnekleri verenlerin O’nun hastalığında ve yokluğunda yardımı hatıra getirmemeleridir.    Muzaffer Deligöz- Ali Gürbüz ve İsviçreli Alim DEFCHT WILLY ( elinde Almanya’da çıkan The LIGHT (NUR) Dergisi ile) Ali Gürbüz 1964 de bu zat ile İzmir’de Zülfikar Gazetesi için Röportaj yaptı.O davası için her yolu denedi. Bazen gençliğin fırtınaları sebebiyle El-Fet... Devamı

30 05 2005

Anayasa'nın Değiştirilemez Maddeleri

 ANAYASA’NIN HANGİ HÜKÜMLERİ KORUMA ALTINDA ? Muzaffer Deligöz [1] Anayasa Mahkemesinin karar vermek üzere olduğu “Başörtüsü/Türban” ile ilgili Anayasa düzenlemesinin, Anayasanın değiştirilemez maddelerine aykırı olduğu iddia ediliyor.  Emekli bir Yargıtay Baş Savcısı da televizyonlarda Mahkemenin bu sebeple maddeyi iptal edeceğini iddia ediyor. Bu iddianın geçerli olup, olmadığına Anayasamızın bu değişmez hükümlerini inceleyerek karar vermek gerekir. Anayasamızın, bazı hükümlerini koruma altına almış bulunduğu bir gerçektir. O halde bu hükümleri gözden geçirelim, bakalım başörtüsü-tesettür gibi hususlar var mı ?  Koruma altına alınan temel ilkeler ve hükümlerin 2 grupta toplandığını görüyoruz: BİRİNCİSİ; 4. Maddede belirtilen; “Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.”   Bu hükümler şunlardır:I. Devletin şekli MADDE 1 . – Türkiye Devleti bir cumhuriyettir. II. Cumhuriyetin nitelikleri MADDE 2 . – Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir. III. Devletin bütünlüğü, resmi dili, bayrağı, milli marşı ve başkentiMADDE 3 . – Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Millî marşı “İstiklal Marşı”dır. Başkenti Anka... Devamı

02 03 2002

Koca Müftü ve Karıncalar

Koca Müftü ve KarıncalarMuzaffer DeligözBütün Türkiye’nin ismini duyduğu firmalardan biridir Emin Otomotiv. Peşin parası olmayan kişileri Fabrika fiyatına otomobil sahibi yapar. Bu nasıl olur demeyin, kadınların para günü nasıl oluyorsa bu da öyle işte.. Birçok kişinin bu ay ödediği ile bir kişiye otomobil veriliyor. Bir dahaki ay bir başkasına. Böylece bir yardımlaşma ile imkânsız, imkân dâhiline giriyor. Emin Otomotiv bu yolla 18 senedir bütün Türkiye’de binlerce kişiyi araç sahibi yaptı. Şimdi de Ev konusunda aynı sistemi yapıyor. Derdim size Emin Otomotivi anlatmak değildi ama söz oraya kaydı. Emin Otomotiv’in sahibi Emin Üstün Makine mühendisi. Kardeşi Kemal Üstün ile birlikte çalışıyorlar. Dedeleri Gerede’de Cumhuriyet döneminin meşhur müftülerindendi. Bütün ilim adamlarının bildiği büyük bir âlim olmanın yanında kerametleri zahir bir ermiş idi. Ben kendisini 1960 lı yıllarda ziyarete giderdim. 80 yaşında iken bile daktilonun başında eserlerini yazarken bulurdum Kemalettin Hoca efendi’yi. Bütün Gerede ona (KOCA MÜFTÜ) derdi. “Koca Müftü” hiçbir dönemde öğrencilerine ders vermekten geri kalmadı. Önemli öğrenciler yetiştirdi. Bunlardan biri de bütün Türkiye’nin tanıdığı büyük Hadis âlimlerinden Rahmetli Ekrem Doğanay Hoca idi.  Emin Üstün’ün babası, yani “Koca Müftü’nün oğlu Habibullah Üstün de öğrencilerden biri idi. Ama bu öğrencinin diğerlerinden bir farkı vardı. Babasının korkusuna bütün dersleri takip etse de, kafası başka işlerde idi. Olmadık Sorular sorar, ders arkadaşlarını güldürür, çimdik atar mutlaka her dersi ciddiyetinden sapt... Devamı

15 08 2004

TERÖRİSTLERİN AFFI -3-

Sitemizde yayınlanan bir yazının imzamız konulmadan ve mehz belirtilmeden binlerce kişiye gönderilmesi üzerine aşağıdaki açıklamayı yapmak gerekti. Yazımızın aslı   ( http://muzafferdeligoz.blogcu.com/3148338/ ) adresinde yayınlanmıştı. 1-Aşağıdaki yazı Gazeteci/Yazar Muzaffer Deligöz tarafından yazılmış ve ajansımız tarafından yayınlanmıştır. Yazının tamamı ve resimleri  http://muzafferdeligoz.blogcu.com/3148338 Sitesinde bulunmaktadır.   2-Muzaffer Deligöz’ün aynı konudaki diğer bir yazısında affedilen teröristlerin isimleri ve örgütleri de liste ve grafikler halinde verilmiştir: “HUKUKİ BAKIMDAN AF KONUSUNUN İNCELENMESİ”  http://muzafferdeligoz.blogcu.com/3211098  Bu yazı aynı zamanda Hukukcu.com sitesinde de yayınlanmıştır.   3- Aynı konuda bir diğer yazısı : “ÖZEL AF YETKİSİ VE CUMHURBAŞKANIN BUNU KULLANMASI : CUMHURBAŞKANI SEZER'İN TERÖRİSTLERİ AFFI”     http://muzafferdeligoz.blogcu.com/3211205 4-Bu tarzdaki alıntılarda yazı sahibinin isminin ve alındığı yerin belirtilmesi hukuki olmak yanında etik bir zorunluluktur. Özellikle İslami kimliklerini ön plana çıkaranların buna daha çok dikkat etmesi gerektiğine inanıyoruz. Selamlar. ENA-Eastern News Agency  NOT: (Sayın Hasan Ahmet Evliyaoğlu, İslamieğitim grubu ve diğerlerinin dikkatine) Bu yazının gönderildiği aşağıdaki gruplara üye olmadığımızdan bu açıklamamız onlara ulaşmayacağından; Yazıyı gönderenlerin bu açıklamayı da o gruplara göndermesi ahlaki bir vecibedir ve de kul hakkıdır. Bilgilerinize sunulur.  From: islamiegitim@googlegroups.com [mailto:islamiegitim@googlegroups.com] On Behalf Of Serhat ErdemliSent: Friday, May 09, 2008 4:55 PMTo: anadoluhaber@googlegroups.com; damlalar@googlegroups.com; dusunce-iklimi@googlegroups.com; eksi_sozluk@googlegroups.com; erdemlilerhareketi@googlegroups.com; huzuriklimi@googleroups.com; islami-hassasiyet@googlegroups.com; islamiegitim@googlegr... Devamı

15 08 2004

TERÖRİSTLERİN AFFI -2-

Sayın Baran Sayın malcolm_x   1-Bahsi geçen yazı; Sayın Baran’ın Haziran/2007 deki bir mailindeki yanlışlıklar üzerine (ki, Aynı yanlışlıkları hala savunduğu görülüyor) ismimi de belirterek Muzaffer Deligöz olarak tarafımdan yazılmıştı.  Şu anda bu yazının aktüel bir tarafı kalmadığına göre tekrar ortaya atılmasının sebebini Sayın Baran gibi ben de anlayabilmiş değilim. Kaldı ki, yazının kimin tarafından yazıldığı da belirtilmeden bütün gruplara gönderilmiş. Ben bunun da hukukşi ve etik bakımından uygun olmadığını belirten bir cevabı dün ilgili arkadaşlara göndermiştim. Sayın Baran bu cevabımı da www.muzafferdeligoz.blogcu.com dan yarın inceleyebilirler.   2- Görüyorum ki, Sayın Baran benim yazımda bahsedilen hukuki durumu incelemediğinden hala yanlışlarında ısrarlı:     a- Mahkumlar nereye başvurursa vursunlar, talep C.Baş Savcılığına gönderilir.     b- Mahkumun sağlık durumunu kontrol ve rapor vermek Adli Tıp Kurumuna değil, Başsavcının gönderdiği Devlet Hastanesidir.     c- Adli Tıp Kurumu sadece, gelen raporun “Cumhurbaşkanının af etme yetkisi içinde olup olmadığını inceler. Asla Mahkumu görmez.     d- Dosyanın Adalet Bakanlığına gelmesi sadece ast-üst meselesidir. Yani C. Baş Savcısı dosyayı doğrudan C. Başkanlığına gönderemez, Adalet Bakanlığı yoluyla gönderir. Adalet Bakanlığının sadece evrakların tam olmasını inceleme hakkı vardır.     c- Anayasa’mızın 87. maddesine göre “GENEL VE ÖZEL AF İLANI” sadece TBMM ne,  104/24 md. göre sadece “Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak..” Cumhurbaşkanına aittir. Af konusunda Adalet Bakanlığını görevli kılan ne bir yönetmelik ne de bir kanun mevcuttur. Eğer var olduğunu iddia ediyorsa Sayın Baran bunların tarih ve numarasını vermek zorundadır.      d- Kaldı ki; Bilgi edinme kanunu çerçeve... Devamı

03 06 2006

Haber7com. röportajı .

        28 Nisan 2008 06:46Üniversitelerde başını kapatan ilk kız öğrenci kimdi? Kendisine nasıl bir rapor verildi? İslami duyarlılıkla yayınlanan ilk gazetelerde görev alan Muzaffer Deligöz´ün o dönemle ilgili ilginç anıları...Demirel’in masonluk belgesi nasıl ele geçirildi?  Röportaj: Uğur İlyas Canpolatİslami duyarlılıkla yayınlanan ilk gazeteler olan, Zülfikar, Uhuvvet, İrşat, İhlas, İttihad ve Milli Gazete’de görev alan Muzaffer Deligöz, yıllar sonra o günleri anlattı.Süleyman Demirel’in masonluk belgesinin nasıl elde edildiği, İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bahriye Üçok’un örtünen öğrencisine tehditlerle nasıl başörtüsünü çıkarttığını, yine o dönemde başörtüsü takan İlahiyat öğrencisi Hatice Babacan için fakülte idaresinden “geri zekalıdır” açıklaması yapılması, Örfi İdare Komutanı Org. Cemal Tural’ın “Sizi Ankara dışına sürüyorum” demesi gibi şaşırtıcı pek çok konu bu söyleşide dile geldi.— İslami duyarlılığa sahip ilk gazeteyi çıkaran ekipte yer aldınız. O günkü yayın dünyasını anlatır mısınız? - 1963’lerde çıkardığımız gazetelere “İslâmi duyarlılığa sahip ilk gazete” demek hem çok büyük bir iddia olur, hem de bizden öncekilere haksızlık olur kanaatindeyim. Belki, bizim çıkardığımız gazetelere “Risale-i Nur’un ilk gazeteleri” denebilir.    Askerlerin 1960 da meşru iktidarı devirmelerine en büyük yardımı gazeteler ile Üniversite Profesörleri yaptı. Bunun için Askeri İdare gazetecilere büyük imtiyaz tanımıştı. İslami yayınlar yasaklanmıştı. Biz gazeteciliği yasağın bir nevi ... Devamı

15 04 2005

Merkez Bankası Milli Bir Banka mı ? Ortakları Kim ?

TC Merkez Bankası,  Milli bir Banka mı ? Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın Milli bir banka olduğunu mu sanıyorsunuz? Yanılıyorsunuz ..  Bankanın ortakları arasında Yabancı imtiyazlı Banka ve firmaların bulunduğunu biliyor musunuz ? ... Devletin dışındaki yerli-yabancı Banka ve Şahısların Merkez Bankamızdaki hisseleri % 45,  Devletin hissesi ise % 55 Milliyet'te bir Haber yayınlandı: "Merkez'de kâr payı gerginliği: Hissedarlarına kâr payı vermediği için tepki çeken Merkez Bankası’nın (MB) .. genel kurul toplantısının gergin geçmesi bekleniyor." denilen haberde bu hissedarların Banka Yönetimine İbra vermeyecekleri belirtiliyor.İbra vermeyecek bu hissedarların kimler olduğu açıklanmıyor. Haberin tamamında bu ortakların isimleri yok. Halbuki Merkez Bankası hisseleri isme yazılı olduğu ve Milliyet haberi bunlardan aldığına göre bu kişileri biliyor, ama açıklayamıyor. Aynen bu güne kadar Devletin de bunları açıklamadığı gibi.. Zira, bunlar Türkiye'yi 1930 lardan bu yana yöneten yabancılar ve yerli iştirakçileri. Yerli ortakların çoğunun gayri Müslim olmaları kuvvetle muhtemel.  Devletin Ana damarı olan Merkez Bankasında 1931 den 1970 kadar Devletin % 15, Devlet dışındakilerin  % 85 hissesi vardı. 1970 de Devletin hissesi % 51 e çıkarıldı. 2002 de de Ak Parti bu hisseyi %55 e çıkardı.  Bu hissedarların Ak Parti Yönetiminde Bankaya söz geçirememeleri bir yana, Banka şu anda onlara kâr da vermiyor. Bu sebeple de huysuzlaşıyorlar, Banka yönetimini, dolayısıyla Hükümeti Milliyet yoluyla tehdit ediyorlar. Milliyet'in bu haberde ibra vermeyecek ortakları açıklamaması da bundan. Aslına bakarsanız ibra vermeyeceklerini söyleyen ortakları Milliyet açıklayamaz.  Türkiye'nin ana damarını elinde tutan bu Banka'nın imtiyazlı o... Devamı

15 04 2005

Yeşil Sermayeden Alış-Veriş Yapın

  “YEŞİL SERMAYE OLAN 73 FİRMADAN ALIŞ-VERİŞ YAPIN”Sevgili ve Pek Sayın Arkadaşım, Şeriatı destekleyen 73 firmanın Yeşil Sermaye olduğunu yazmışsın. ŞERİATCILARA FİNANS SAĞLADIĞINI YAZDIĞINIZ 73 FİRMANIN İSİMLERİNİ ZEVKLE OKUDUM. 1- Maalesef Listeyi çoook noksan yapmışsınız. Tam Liste yapabilmeniz için ben size bir iltimas yapıp, tüyo vereyim, yol göstereyim.a- Dini Bayramları bekleyeceksiniz. Bu bayramlarda bu (gerici-yobaz-yeşil sermaye) kendi tarafındaki gazetelere Bayram tebriki ilanı verirler. Oradaki bütün ilanları kesip, listeye ekleyeceksiniz. Sizin listede İstanbul'daki birkaç gazete var. Hâlbuki bunların İstanbul'da ve bütün Türkiye'deki yayın organları binleri buluyor. Tam bir Yeşil Sermaye arşivi..b- Yazmayı unutmuşsunuz, bunların bütün Türkiye'de en az 200 radyo istasyonları var. Fm. ler yani. Hangisini sayayım. Siz şöyle bir radyo istasyonlarını sıradan dinlerseniz bunları bulur kaydedersiniz. Kur'an okurlar, ilahi söylerler, hatta devamlı Klasik Türk müziği programı yaparlar. İşte o radyolarda çıkan ilanlar vardır. O ilanları veren firmaların tamamı da listenize girebilecek (Gerici-şeriatçı-yobaz-yeşil sermayeci) olabilirler. c- Hastaneler noksan yazılmış. İstanbul-Ankara ve bütün Türkiye'de bulunan bu özel hastaneleri tek tek kontrol edip, başörtülü, şalvarlı, bereli, sakallı doktor-hemşire-hastabakıcı varsa bilin ki orası Yeşil sermayedir. Bana kalırsa bunu (Ali Kırca)'ya ihale ederseniz elde görsel belge de olur. Bakarsınız bunlar sizi mahkemeye filan verirlerse, hiç olmazsa tazminat ödemezsiniz. d- Siz Yalnız Fatih Üniversitesi ile FEM Dersanelerini bilmişsiniz. Hâlbuki bunların okullarının adedi, Dershaneleri, Yurtları ve özel evleri on binlercedir. Süleymancıların Kur'an Kurs'ları, Nurcuların Dershaneleri, Tarikatçıların tekkelerini kon... Devamı