23 Takipçi | 0 Takip
Diğer İçeriklerim (241)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (23)
27 02 2011

MNP Kuruluşu

MNP’nin Kuruluşu Muzaffer Deligöz - Gazeteci-Yazar

12 Şubat 2008

A.Tevfik Paksu, AP Maraş Senatörü olarak Parlamentoda bulunduğu sırada Yeni bir Parti kurma fikrini çevresindekilere devamlı telkin ediyordu. Bu telkinlere karşı, Sayın Necmettin Erbakan’ın da dâhil olduğu bir kısım siyaset adamı, parti kurma yerine AP içinde çalışma yapılması fikrine kani idiler.
          

Necmettin Erbakan      A.Tevfik Paksu           

Bu konuları görüşmek üzere, A.Tevfik Paksu’nun evinde devamlı toplantılar yapılıyordu. Bu toplantılara çeşitli partilerde bulunan muhafazakâr milletvekili ve senatörler katılıyorlardı. Hatırladığım kadarı ile; Necmettin Erbakan(Konya), Hasan Aksay(Adana-AP), Süleyman Arif Emre (Adıyaman-YTP Genel Bşk.Yrd), Fehmi Cumalıoğlu (Kayseri MP) Mevlüt Yılmaz (Balıkesir-AP),Arif Hikmet Güner (Kırklareli-AP), Aslan Topçubaşı (Çorum-AP), Cemal Külahlı(Bursa-AP), Mehmet Turgut(Bursa-AP),  Bahri Dağdaş (Konya-AP-Tarım Bakanı), İsmail Hakkı Yılanlıoğlu(Kastamonu-CKMP)  Hüsamettin Akmumcu(Isparta AP), Vehbi Sınmaz (Manisa -AP) Hüseyin Abbas (Tokat-AP), Ali Demirel (Süleyman Demirel’in kardeşi), O.Yüksel Serdengeçti, Hasan-Mehmet Armutcuoğlu Kardeşler (Müteahhit), Mehmet Satoğlu (Müteahhit), Ahmet İhsan Genç (Yazar) gibi birçok kişi zaman zaman gelmekte idiler. 
Tevfik Bey çocuklarını Maraş’tan getirmediği için evinde iki gazeteci, Ben ve Ekrem Bedük ile beraber kalıyordu.  Bu bakımdan bütün toplantıları biz de takip edebiliyorduk. Bu toplantılara gelenler çoğu Yeni Parti kurmak yerine, milletvekillerinin birlikte hareketini savunuyorlardı. Toplantıya gelen Risale-i Nur talebeleri M. Tevfik Paksu-Hüsamettin Akmumcu-Hüseyin Abbas-Hasan-Mehmet Armutcuoğlu ve A.İhsan Genç yaklaşan seçimler sebebiyle acilen yeni bir parti kurulmasını istiyorlardı. Necmettin Erbakan ve bazıları ise; parti kurmak yerine AP de birlikte hareket edilmesine taraftardılar.
Sayın Erbakan’ın MNP de önde görülmüş olması sebebiyle çok kişi bu iddiama itiraz edebilir. Ben de o kişilere şunu soruyorum:
Sayın Erbakan eğer parti kurma fikrinde olsa idi; AP den milletvekili olmak için müracaat eder miydi?  Partiyi kurup, seçime müstakil olarak girenlerden Milletvekili olanların bu partiye iltihak etmeleri mümkün iken, Partiyi kurmadan Müstakiller Hareketi niçin başlatıldı? Sayın Erbakan’ın, yakın bir süre önce Odalar Birliği hadisesi yaşanmışken Demirel’in kendisini kabul etmeyeceğini bilmesi gerekemez miydi? Parti kurma fikri olan kişi, partisini seçime yetiştirir, en azından seçim sırasında millete mesajlarını verebilirdi. Sayın Erbakan bu yolu neden tercih etmedi? 
Bana göre; yukarıda söylediğim gibi Sayın Erbakan parti kurularak muvaffak olunacağına inanmıyordu. Bu sebeple de parti kurma yerine mevcut partiler içinde çalışmayı tercih ediyordu. Bunun için Demirel veya Türkeş’in partisine katılarak milletvekili olabileceğini sandı. Demirel’in haberi olmadan Bahri Dağdaş’ın yardımı ile Konya teşkilatı tarafından üye yapıldı ama, Genel Merkezce veto edildi.
Bir kişi kuracağı partinin muvaffak olmasına inanıyorsa; gider rakibi olan  ve kendisini sevmediği olaylarla sabit olan kişilerin Genel Başkan olduğu partiye müracaat eder mi ?  Eğer o parti başkanı da O’nu içeri alırsa siyasetçi kabul edilebilir mi ? 

Ne acıdır ki, partinin asıl fikir babası olan, MNP nin kuruluşunda büyük emeği geçen ve Kuruluş öncesi Sayın Necmettin Erbakan ile birlikte ziyaretine gittikleri M. Zaid Kotku Hz. nin, “Tevfik Bey ne derse Onu yapın” dediği Tevfik Paksu’nun ismi şimdilerde, Milli Görüşçülerin ve Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığının resmi web sitesinde (Ali Haydar Paksu) olarak gösteriliyor.
K. Maraş Senatörlüğü, Milletvekilliği, Erbakan kabinesinde Çalışma Bakanlığı yapmış olan, MNP nin kurulması fikrini ilk olarak ortaya atıp, gerçekleştiren bir kişinin adını; bu hizmete gönül verdiklerini iddia eden kişilerin bilinmemesi ve yanlış yazılmaları büyük bir ayıp olmaktan öte,  siyasetteki başarısızlığın da göstergesidir. Sitenin kuruluşundan bugüne kadar bu yanlışlığın devam etmesi, ikaz mailimize rağmen düzeltilmemesi bunu yapanların iyi niyetli olmadıklarının da bir göstergesidir. Türkiye’nin kaderini değiştirmiş bir siyasi hareketin tarihini yazarken ciddi olmak ve dikkatli çalışmak gerektiğini hatırlatmak isterim.

Aynı sitede, MNP kuruluş öncesi için de: “ Erbakan niçin Parti kuruyor? Milletin inancının ve mukaddesatının gereği gibi gözetilip korunmaması ve zaman zaman harekete ve horlanmaya tabi tutulması, imam hatip okullarının önce ilk kısımlarının sonra da tamamının kapatılması, mezunlarının başka üniversitelere girmesinin yasaklanması ve daha buna benzer olaylar karşısında, muhtelif partilere mensup birçok milletvekili, Osman Yüksel Serdengeçti Bey’in Cebeci’deki evinde bir toplantı yapıyorlar. ” deniyor .

 

 

 

 

O.Yüksel Serdengeçti        

Çeşitli partilerdeki bazı milletvekilleri Rahmetli O.Yüksel Serdengeçti’ nin evinde toplantı yapmış olabilirler. Ama bu MNP kuruluşu ile ilgili toplantı değil, arayış toplantılarıydı. Bu şekildeki toplantılar birçok yerde yapılıyordu. Bunlardan hiçbiri yeni bir parti kurmak için değildi. Çeşitli partilerdeki inançlı milletvekillerini bir araya getirip, birlikte hareketi sağlamak veya belli bir partide toplanmalarını sağlamak içindi.
Diğer bir konu da; Rahmetli Serdengeçti, Sayın Erbakan’ın içinde bulunduğu siyasi çalışmalara hiçbir zaman katılmadı. Zaten Erbakan’ı da fazla sevmezdi. Onun için Serdengeçti kurulan MNP de üye olmadı, görev almadı, birkaç toplantı dışında toplantılarında bulunmadı. 
        
 

 

 

 

 

 

 

 

 

Necip   Fazıl - Erbakan- Eşref Edip - S.Arif Emre - Erbakan
 
Rahmetli Eşref Edip ve Necip Fazıl ilgi gösterdiler, devamlı beraber görünerek tasviplerini aleniyete döktüler. Ama Serdengeçti böyle yapmadı. Her yerde tenkitlerini söyledi. Rahmetli Serdengeçti’nin yakın dostu ve dava arkadaşı S.Arif Emre kendisini MNP çekmeğe çok çalıştı, ama başaramadı. S.Arif Beyin gayretiyle Serdengeçti bazı özel toplantılara geldi.

MNP öncesi parti kurulması ile ilgili yapılan toplantıların büyük bir bölümünü izlemiş biri olarak; bu toplantıların Serdengeçti’nin evinde değil, Selanik Caddesi No: 9 daki evde yapıldığını biliyorum.. Bir de Ali Demirel’in (Süleyman Demirel’in kardeşi) Kolejinde bir araya gelinip, görüşmeler yapılıyordu. Daha sonra Ali Demirel’in bu görüşmeleri Süleyman Demirel’e ulaştırdığı anlaşıldı ve bir daha Kolejde toplanılmadı.
MNP toplantılarının Selanik Caddesindeki evde yapılması ile ilgili;  http://www.supermp3.org/showthread.php?t=83397 sitesinde yayınlanan “Erbakan’ın özgeçmişi” başlıklı  yazıda konu doğru olarak belirtilmiş. 

"Hoca, Odalar Birliğinde bulunduğu dönem de, Ankara’da bir arkadaşının Selanik Caddesi 9.no.lu evini karargah haline getirmiş, rahmetli Osman Yüksel Serdengeçti, Arif Hikmet Güner, Aslan Topçuoğlu, İsmail Hakkı Yılanlıoğlu, Hüsamettin Akmumcu, Hüseyin Abbas ve Hasan Aksay gibi gönüldeşleriyle gece yarılarına kadar “Türkiye’nin geleceği ve sorunlarının çözülmesi” konularını görüşüp plan ve projeler üretmişlerdir.” deniyor.

 

 

  
            Av. Hüsamettin Akmumcu                          Hüseyin Abbas

Bu doğru olmakla birlikte,  noksanı var. Bu ev  “Ankara’da bir arkadaşının” değil, Parti kurmak fikrini ilk ortaya atan ve bu konuyu Sayın Erbakan’a da kabul ettiren  AP K.Maraş  eski Senatörü  ve MNP kurucuları arasında bulunan A.Tevfik Paksu ‘ya aitti. İlerde Parti kurulduğunda masrafları karşılayan Ankara’nın ileri gelen müteahhitlerinden Hasan ve Mehmet Armutcuoğlu Kardeşler de Tevfik Bey’e destek veriyorlar, her çalışmanın içinde bulunuyorlardı. 
MNP bu evde kuruldu, İçişleri Bakanlığına verilen kuruluş beyannamesi ve  Parti tüzüğü bu evde yazıldı. Kuruluş öncesi ve sonrası en önemli ve gizli toplantılar bu evde yapıldı. Bu ev yukarıda belirttiğim gibi A.Tevfik Paksu’nun Ankara’daki ikametgâhı idi ve o yıllarda Ben de A.Tevfik Beyle birlikte bu evde kalıyordum. MNP’nin birçok belgesini daktiloda ben yazdım.

Burada yeri gelmiş iken belirtmem gerekir ki, o günlerdeki inançlı Milletvekilleri ve İslami hareketin ileri gelenlerinin Bir Parti Kurmak gibi bir fikirleri yoktu ve o zamana kadar  hiçbir zaman da olmadı. Ta ki, MNP kuruluş fikrine kadar. O günlerde, değişik partilerdeki inançlı kişilerin bir tek partide toplanarak güç haline gelmesi konuşuluyordu

Müh. Hasan Armutcuoğlu
Evet
AP Balıkesir Milletvekili Mevlit Yılmaz’ın dediği gibi “bizler parti içinde birer muskayız. Lazım olduğumuzda boyunlarından çıkarıp ellerine alıyorlar” Bunun için güç haline gelinmeliydi. Parti kurma zaten akıllarından bile geçmiyordu.MNP’nin kuruluşuna gelindiğinde, bu fikri ilk ortaya atıp, çalışmasını yapan Tevfik Paksu olmuştur. Erbakan’a bile parti kurma fikrini Tevfik Paksu kabul ettirdi. Tabii Hoca AP den milletvekili müracaatının kabul edilmemesi üzerine kabul zorunda kaldı... Eğer Süleyman Demirel Mason kardeşi için eski arkadaşı  Erbakan’ı Odalar Birliği Başkanlığından attırdığı gibi, AP Konya Milletvekili adaylığını da veto etmeyip, kabul etse idi, MNP harekâtında Erbakan Hocamız olmayacaktı. Tevfik Bey, Sayın Erbakan’ın AP içinde bulunmak gerektiği fikrine rağmen parti kurma fikrini seçimden önce kabul ettirebilse idi, olaylar başka türlü oluşabilirdi. Zaten  Müstakiller hareketi de bu gecikmeden dolayı ortaya çıktı.

 MNP, İstanbul İl Kongresi
Burada bilinmeyen bir hakikati daha duyurmak isterim. Yeni bir parti kurmak fikrinin A.Tevfik Paksu’ya ait olduğunu söylüyorsak da, bu fikri ilk ortaya atıp, Tevfik Beye de kabul ettiren kişi, Ahmet İhsan Genç‘tir.
Tevfik Beyi çok seven ve devamlı görüşen Risale-i Nur Talebelerinin ileri gelenlerinden A.İhsan Genç MNP den çok daha önceleri yeni bir parti kurulması gerektiğini savunmuş ve bunun için siyasiler nezdinde çalışmış bir kişi idi. Risale-i Nur Talebelerinin “siyasetten şeytandan kaçtığımız gibi kaçarız” dediği dönemlerde, bu Nur Talebesi ileriyi gören keskin zekası ile Parti kurularak bu çıkmazın aşılabileceği fikrini işliyordu. Bu fikir A.Tevfik Paksu’da maya tuttu, oradan da Sayın Necmettin Erbakan’a geçti

 

Süleyman KARAGÜLLE

 

 

 

 

 

 

A.İhsan Genç

 

 

 

 

 

Ayrıca, İzmir’de Süleyman Karagülle de Parti kurulması fikrine o yıllarda inanıyor ve gerçekleşmesi için çalışıyordu. Bu yüzdendir ki, Erbakan Hoca’ya da bu konuda telkinlerde bulunduğunu biliyoruz. İzmir’de ilk Milli Görüş’ün parti çalışmaları da Süleyman Karagülle’nin himayesinde başlamıştır.
Süleyman Karagülle; bir mühendis olmasına rağmen Kur’an ilimlerine fevkalade vakıf ve tefsir konusunda şu anda Türkiye’nin en büyük din bilginidir. Klasik tefsir anlayışını aşmış, modern ilimler ile Dini ilimlerini bir arada mezcederek, yepyeni bir tefsir metodu geliştirmiştir. Bunun ötesinde; dini konularda yalnız tefsir ile yetinmemiş; İslam’ın bu asırdaki tatbikinin sistematiğini açıklayan binlerce sayfa araştırmasını yazıya dökmüştür. Bunun çok az bir kısmı kitap haline gelmiş, geri kalan kısmı da bu çalışmaya sahip çıkacak hamiyetperver Müslümanları beklemekte..
Bu tarzda devasa bir yayını hazırlayan ve en ince teferruatına kadar Sistemi tasarlayan Sayın Karagülle’nin bilinmezlik sisinde kalmasına bence sebep, bu çalışmaları yanında bugünkü siyaseti de içine alan incelemeleri ve çözüm teklifleridir. Bugünkü din aliminin ve siyasetçinin hiçbir zaman düşünemediği ve düşünemeyeceği hüküm ve teklifler; ilim ve din platformundaki klasiklerce asla kabul edilemeyecek hususlardır. Bunun tipik örneğini “yeni buluşlarda” da görmekteyiz. 
Buna rağmen; Sayın Erbakan’ın Süleyman Karagülle’nin çalışmalarından çok az bir kısmını benimseyerek ve değiştirerek siyaset meydanına “ADİL DÜZEN” adı ile sunması ve aldığı tepkiler ne demek istediğimi açıklayacaktır. 
Süleyman Karagülle’nin parti konusundaki telkinlerine rağmen siyasetin merkezi Ankara idi ve bu fikirleri Ankara’da duyuran da A.Tevfik Paksu olmuştu. Süleyman Karagülle bu işin fikri yapısını hazırlayan ve ilmi tarafını ilk düşünen ve yazan kişi olmuştur. Bu birikimlerini ”Adil Düzen” ile de tatbikata çıkarmıştır. Sayın Erbakan, Süleyman Karagülle’nin fikirlerini tatbik ettiği zaman parti yükseliş trendine geçmiş, çekinme ve çekilmeler de Sayın Erbakan’a siyasette gerilemeler yaşatmıştır.
Bu şekildeki klasiği aşan orijinal fikirler özellikle İslam sahasında olunca; klasiğin savunucusu hocalar ile öğrendikleri taktikler klasik siyasetin öğretisi olan samimi politikacılar bile bu yeniliğe el uzatamıyorlar. Bunun da en bariz bir örneği de Sayın R.Tayyip Erdoğan’dır.
İster A.Tevfik Paksu’nun ister Süleyman Karagülle’nin fikri ile Erbakan Hoca, parti kurma fikrini kabul etmiş olsun, hakikat şudur ki, Parti Kurma fikri Erbakan Hocamızdan çıkmamıştır.

Erbakan niçin Parti kuruyor?  

Aynı sitede; “Bunun üzerine, bu fikirde olanlardan bazıları, Erbakan’a yeni bir parti kurma teklifinde bulunuyorlar. Bu tekliften kısa bir süre sonra Ankara’da Turan  Gürgen (*)  Bey’in evinde bir toplantı düzenleniyor. Bu toplantıda, Erbakan siyasi bir parti kurma kararını şu sözleriyle açıklıyor: “Arkadaşlar  bir müddet önce bana bir teklifte bulunmuşlardı, milletimizin temel görüşlerine uygun bir siyasi parti kuralım demişlerdi. Ben bunun üzerine düşündüm, hürmet ettiğim alim insanlarla ve yakın arkadaşlarımla istişare ettim siyasi aksiyona geçmeye ve parti kurmaya karar verdim. Bu işi gerçekleştirmek için hem içtimai, hem iktisadi ve hem de siyasi organizasyonu birlikte yürütmek lazım. Hazırlıklara başlayalım” diyor.
Ne yazık ki Erbakan Hoca, Demirel’den veto yedikten sonra karar veriyor. Erbakan Hoca, Partinin Kuruluşu için Tevfik Paksu ile birlikte M. Zaid Kotku Hz.ni ziyarete gittiğinde parti kurulması ile ilgili görüşlerini anlatıyorlar. Şeyh Efendi Erbakan’a: “Tevfik Beyin dediğini yapın” diyor. Ben bunu bizzat Tevfik Beyin kendisinden dinledim. Netice itibariyle bu gibi tarihi hadiselerde sevgi ve saygıdan öte gerçeklerin söylenmesi gerekir.
Bu konuda daha birçok gerçekleri zamanla yazmak dileğiyle…

Muzaffer Deligöz
Gazeteci-Yazar

www.muzafferdeligoz.blogcu.com  
·                    NİDAŞ-Nizam Neşriyat A.Ş. nin ilk Müdürü 
·                    Milli Gazete’nin İlk Genel Yayın Yönetmeni ve Yazı İşleri Müdürü
·                    MSP Bolu İl Başkanı 
·                    MSP Bitlis-Siirt İlleri Parti Müfettişi


(*)  Turan Beyin soyadı Güngen’dir : TURAN GÜNGEN

0
0
0
Yorum Yaz