23 Takipçi | 0 Takip
Diğer İçeriklerim (241)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (23)
02 03 2002

Koca Müftü ve Karıncalar

Koca Müftü ve Karıncalar
Muzaffer Deligöz

Bütün Türkiye’nin ismini duyduğu firmalardan biridir Emin Otomotiv. Peşin parası olmayan kişileri Fabrika fiyatına otomobil sahibi yapar. Bu nasıl olur demeyin, kadınların para günü nasıl oluyorsa bu da öyle işte.. Birçok kişinin bu ay ödediği ile bir kişiye otomobil veriliyor. Bir dahaki ay bir başkasına. Böylece bir yardımlaşma ile imkânsız, imkân dâhiline giriyor. Emin Otomotiv bu yolla 18 senedir bütün Türkiye’de binlerce kişiyi araç sahibi yaptı. Şimdi de Ev konusunda aynı sistemi yapıyor.

 

Derdim size Emin Otomotivi anlatmak değildi ama söz oraya kaydı. Emin Otomotiv’in sahibi Emin Üstün Makine mühendisi. Kardeşi Kemal Üstün ile birlikte çalışıyorlar. Dedeleri Gerede’de Cumhuriyet döneminin meşhur müftülerindendi. Bütün ilim adamlarının bildiği büyük bir âlim olmanın yanında kerametleri zahir bir ermiş idi. Ben kendisini 1960 lı yıllarda ziyarete giderdim. 80 yaşında iken bile daktilonun başında eserlerini yazarken bulurdum Kemalettin Hoca efendi’yi. Bütün Gerede ona (KOCA MÜFTÜ) derdi.

 

“Koca Müftü” hiçbir dönemde öğrencilerine ders vermekten geri kalmadı. Önemli öğrenciler yetiştirdi. Bunlardan biri de bütün Türkiye’nin tanıdığı büyük Hadis âlimlerinden Rahmetli Ekrem Doğanay Hoca idi.

 

Emin Üstün’ün babası, yani “Koca Müftü’nün oğlu Habibullah Üstün de öğrencilerden biri idi. Ama bu öğrencinin diğerlerinden bir farkı vardı. Babasının korkusuna bütün dersleri takip etse de, kafası başka işlerde idi. Olmadık Sorular sorar, ders arkadaşlarını güldürür, çimdik atar mutlaka her dersi ciddiyetinden saptırırdı.

 

Bir gün, Habibullah’ın hiç yaramazlık yapmadığını fark eden “Koca Müftü”:

— Habibullah, bugün çok sakinsin hayrola? Diye sorar.

Cevap ilginçtir:

— Siz derse başladığınızdan bu yana şurada bulunan karınca yuvasından... Adet karınca çıktı. Demez mi ?

 

İşte bu hatırayı duyduktan bu yana karınca lafını duyunca ayrı bir ilgi duyarım.

 

Geçen ay İnternette www.dkos.org diye bir siteye rastladım. Sitenin başlığında kocaman bir Karınca resmi var. Karıncalar hakkında bilgi sunan bir site zannettim. Ama gördüm ki, bu site yalnız benim değil; bütün İstanbulluların izlemesi gereken bir yer. Hatta, bilgisayarlarının masaüstüne koyarak, günün belli saatlerinde açmaları gereken bir site..

 

Karıncaların, köpeklerin, martıların, bulutların durumlarını her an izleyip, kayıt edip; bunların hareketlerinden gelecek bir depremi bir gün önceden haber verebilen bir proje..

 

Şimdi siz de aynı soruyu soracaksınız:

- Eğer Deprem önceden bilinebilse, bilim adamları bunu çoktan yaparlardı.

Sitenin Kurucusu ve fikrin öncüsü Kadir Sütçü, bilim adamlarına hürmetsizlik olmasın diye kendisi vermemiş; bir bilim adamına verdirmiş:

 

- Bir önyargıyı parçalamak, atomu parçalamaktan çok daha zordur. (Albert EINSTEIN) 

Kadir Sütçü bir grup öğretmen arkadaşıyla birlikte geliştirdiği bu projede, 2006 yılından 2.Aralık 2007 ye kadar yapmış oldukları 4616 deney sonucu birçok depremi tahmin ettiklerini ve bunu sitelerinde deprem olmadan önce yayınladıklarını iddia ediyor. Tahmin oranlarının % 98 olduğunu söylüyor.

 

“Sitemi ziyaret edenler, http://www.koeri.boun.edu.tr/sismo/map/tr/index.html Kandilli ve Sismoloji

http://sismo.deprem.gov.tr/deprem/sondepremler/sondepremler.php

sitelerindeki 24 saat içinde meydana gelen depremlerin büyüklüğü ile tahminde yazdığımız büyüklüğün takibini yaparak, projemin bilimsellik kazanıp kazanamayacağına karar verebilirler.” Diyor..

 

Kadir Sütçü’nün iddiası önemli; diyor ki:

“Depremin net olarak merkez üssünü (koordinatları "enlem-boylamı" nı), büyüklüğünü, saatini; üçünü bir arada tespit eden sadece Ana karıncalardır”

 

“Özel yapılmış yuvalarda bulunan (24)karınca kolonisi yanında köpekler, yılanlar, fareler, kertenkeleler, solucanlar, örümcekler, martılar, kargalar, serçeler, bitkiler ve gökyüzünün birlikte gösterdikleri sıra dışı davranışlar sonucunda, olası İstanbul depreminin gününü ve saatini tespit etmeye çalışıyorum” diyor Kadir Bey..

 

Bu Çalışmalarını Bütün İstanbullularla Paylaşmak İsteyen Kadir Sütçü; “İş yoğunluğundan ve diğer mazeretlerden dolayı tahmin sayfalarımızı her gün takip edemeyen ziyaretçilerime; istedikleri takdirde SMS Kontör Sistemi İle Cep telefonlarına mesaj gönderiyoruz.

 

5 ve yukarısı büyüklükteki depremleri önceden haber almak istiyorsanız  kadirs33@hotmail.com   adresine bir mesaj” gönderilmesini istiyor..

 

Ben Kadir Sütçü’nün sitesinden Karıncaların “duyu organlarının ayaklarının içinde olduğunu, gözlerinin olmayıp, kimyasal salgıları takip ederek yürüdüklerini” de ilk defa duymuş oldum.

 

Hadi.. şimdi herkes: http://www.dkos.org sitesine…


Bu yazımız Gerede, MercanMedya Sitesinde yayınlanmıştır.

 

BU YAZIYA GELEN YORUMLARDAN BAZILARI:

 

hayreddin bilge [ 14 Mart 2008 22:39 ]

09.01.2008 tarihinde bu yazının sahibine bir çağrıda bulunmuş ve kibarca e-mail adresini talep etmiştim...Ne yazık ki; ömrünü memleketine hizmetle geçirdiğini defalarca vurgulayan bu şahıs, memleketinin güzde bir internet sitesinde yayınlanan yazısına gelen yorumları bile okuyamıyor!!! Çok yazık..Gerçekten üzüldüm...İsterdim ki bu kalem sahibi, daha mantıklı, daha gerçekçi, Gerede'mizin sıkıntılarına radikal çözümler getirsin, yorum sahipleri ile irtibat kursu....Ne diyelim....Hoş gör Ya Hu!!!


 

Cevap: Muzaffer DELİGÖZ [ 22 Nisan 2008 02:12 ]

Sayın Hayreddin Bilge;

 

MercanMedya'da yazımın yayınlandığını bugün öğrendim (22.04.2008) Siteye baktığımda sizin 14.03.2008 tarihli mesajınızı da gördüm. Mesajınızda;"09.01.2008 tarihinde bu yazının sahibine bir çağrıda bulunmuş ve kibarca e-mail adresini talep etmiştim...Ne yazık ki; ömrünü memleketine hizmetle geçirdiğini defalarca vurgulayan bu şahıs, memleketinin güzde bir internet sitesinde yayınlanan yazısına gelen yorumları bile okuyamıyor!!! Çok yazık..Gerçekten üzüldüm... İsterdim ki bu kalem sahibi, daha mantıklı, daha gerçekçi, Gerede'mizin sıkıntılarına radikal çözümler getirsin, yorum sahipleri ile irtibat kursu.... Ne diyelim.... Hoş gör Ya Hu!!! " demişsiniz

Sayın Hayrettin Bilge;

 

1- Ben Anadolu Gazetelerine yazılarımı gönderen bir yazar değilim. Yazılarım www.muzafferdeligoz.blogcu.com isimli sitemde yayınlanır. İsteyen Gazeteler de buradan alarak yayınlarlar. Yayınladıklarını bana bildiren de pek yoktur zaten. Aynen Mercan Medya’da olduğu gibi..

 

Bu bakımdan benim bütün Türkiye yayınlarını takip edip, sizin gibi çağrıda bulunanları duyma imkânım da yok. Ancak, benim mail adresime gelenlere cevap verebiliyorum.

 

2- Aynı yazı daha önce Gerede.Net de yayınlandı. Gerede.net nezaket gösterip yayın izni istedi, ben de izne gerek olmadan istedikleri yazımı sitemden alabileceklerini belirttim. Yazımın başına sitemin ismini de koymuşlar. Her ne hikmet ise Mercan Medya bunu ihmal etmiş, site adresini ve mailimi koymamış.

 

3- "Ömrümü memleket hizmetinde geçirdiğimi defalarca" nerede vurguladığımı hatırlayamadım. Bunu sitemde görmüş olamazsınız, orada mail adresim de var. O zaman bu mesaja gerek kalmıyor. Yok bir tek "Koca Müftü" yazımı gördü iseniz bu yazıda kendimden bahis yok. Bunu nereden aldığınızı belirtirseniz "68 yıllık ömrümün ne kadarını memleket hizmetinde geçirdiğimi" bildirebilirim. Ancak şu kadar söyleyeyim; memleket hizmeti dediğiniz konu "Devlet Dairesinde görev" ise; bendenizin 2 yıl Yedek Sb. Öğretmenlik ve 1 yıl Diyanet İşleri Başkanlığı Basın bürosundaki hizmetim dışında kamu hizmetim yok. Diyanet İşlerinde de İlahiyat Fakültesinde okurken almış olduğum 1 yıllık burs için görev yaptım.

 

Eğer kastınız, "ömrümü memleketime hizmetle geçirdiğim" diğer çalışmalar ise; o çalışmalarla ilgili bilgi, belge ve dokümanlar www.muzafferdeligoz.blogcu.com sitemde yayınlanıyor. Onları okuduktan sonra çalışmalarımın memleket için mi, ekmek parası için mi, mal-mülk için mi, makam-mevki için mi olduğunu takdir zatı alinize aittir.

 

4- "memleketinin güzde bir internet sitesinde yayınlanan yazısına gelen yorumları bile okuyamıyor!!! Çok yazık..Gerçekten üzüldüm" demişsiniz. Öncelikle belirtmem gerekir ki; Bendeniz aslen Kastamonu-Araç İlçesindenim. Yani Gerede'li değilim. Gerçi 1960 yılında Yeniçağa'ya Nahiye Müdürü olarak tayin olan Rahmetli Babamın daha sonra uzun yıllar Yeniçağa Belediye Başkanlığı yapması sebebiyle, belki Araç'tan daha çok Yeniçağa'yı severiz. Sorulduğunda da, "Yeniçağa'lıyım" derim. 1980 yılında 12 sene kaldığım Suudi Arabistan'a gittikten sonra da bir daha Yeniçağa'da veya Bolu'da oturmadım. S.Arabistan'dan İstanbul'a geldim. Hala da orada oturuyorum.

 

"memleketinin güzde bir internet sitesi" MercanMedya.com un sahibi Ömer Faruk Bey çok sevdiğim ve takdir ettiğim, İstanbul'da Üsküdar Fm/Radyo Çağ'da birlikte olduğumuz bir kardeşimdir. Fakat buna rağmen Mercan Medya’nın yazıma site ve mail adresimi koymamasını da bir suç olarak kabul etmiyorum. Kendi prensipleri ve takdirleridir. Hatta yazıyı ismimi koymadan yayınlasa idi, ben yine o kıymetli Kardeşime laf etmezdim.

 

Amma şimdi ona bir çift sözüm olacak; beni çok seven ve kendisini çok sevdiğim Rahmetli Cevdet Hocamızın oğlu olduğunu sandığım sizin gibi ne dediğini bilmeyen bir kişi ile bu kadar zamanımı harcayarak muhatap etmesine sebep olan yazımı niye yayınladı ?? Zira;

 

"İsterdim ki bu kalem sahibi, daha mantıklı, daha gerçekçi, Gerede'mizin sıkıntılarına radikal çözümler getirsin," diyorsunuz. Çok daha ağır konuşurdum ama Rahmetli Hocamızın hatırı ve sizinle de zannederim bir tanışıklığımız var. O bakımdan size yalnızca şunu hatırlatırım: “Gerede'nin sıkıntılarını, Geredeliler bilir ve Geredeliler radikal çözümler getirir” diye sanıyordum. Ama bakıyorum ki, siz Çözüm yerine, "Memleketin güzide İnternet Sitesinde" yazarlara akıl öğretmekle zaman geçiriyorsunuz. Yine de ben size şunu söylemek isterim, www.muzafferdeligoz.blogcu.com a girin GEREDE bölümüne bakın, 7-8 yıl önce şimdi benden beklediğiniz mantıklı, gerçekçi çözümlerin neler olduğunu "bu yazının" sahibi yazmış. Yazmakla kalmamış bir rapor halinde Gerede Kaymakamı başta olmak üzere, Esentepe Otelinde bütün Gerede'li tüccar, yöneticilere dağıtmış. Yani sizin mesajınızı görmediğim için itham ediliyorsam, şimdi benim hakkım değil mi, Gerede ile ilgili sayfalarca öneriyi siz Gerede'li olarak niçin görmediniz ????

 

5- Hakkımda yazan Yorum sahipleri ile irtibat kurmayı çok isterim ama, uzaktan maval okuyanlara ulaşma imkanım da yok.

Selam Hüda'ya tabi olanlara olsun. Bana da Sabır ihsan etsin..

Muzaffer Deligöz
Gazeteci-Yazar

 

Şimdi korkuyorum, "Ömrümü memleket hizmetinde geçirdim demek için GAZETECİ olduğunu yazıyorsun" demeniz kuvvetle muhtemel olduğu için; Gazetecilik şeceremi aşağıya yazayım da peşinen ithamdan kurtulayım

İHLAS- UHUVVET- ZÜLFİKAR Gazeteleri-Yazı İş.Md Ankara-İzmir1964-1965
İTTİHAD Gazetesi Yazı İşleri Müdürü İstanbul 1967
MİLLİ Gençlik Dergisi   MTTB Basın-Yayın Müdürü İstanbul 1968
Doğu Haber Ajansı- Sahibi-Mes'ul Müdür İstanbul 1970
Milli Gazete Yazı İşleri Müdürü İstanbul 1973
Türkçe Gazete   Hac süresince ( 6 YIL)   S.Arabistan-Cidde 1986
Doğu Haber Ajansı Sahibi-Yazı İş.Md İstanbul-Ankara-Cidde-Kuveyt   1970-2008
Üsküdar Fm, Radyo Çağ Koordinatör / İşletmeci   İstanbul 1997-2002

Kemal Üstünl [ 04 Mart 2008 13:42 ]

Muzaffer ağabeye canı gönülden teşekkür ederim. Sağlık ve hayırlı haberlerini beklerim selam ve dua ile.


196
0
0
Yorum Yaz